“Gerçek Sevgi Emektir”
“Gerçek Sevgi Emektir”: İlişkilerde Emek, Bağlanma ve
Psikososyal Dayanıklılık Üzerine Bir Değerlendirme
Özet
“Gerçek sevgi emektir” ifadesi, romantik ya da sosyal ilişkilerin yalnızca duygusal yoğunlukla değil; süreklilik, sorumluluk ve bilinçli çabayla sürdürülebileceğini vurgular. Bu makale, sevginin emek boyutunu psikoloji ve sosyoloji literatürü ışığında ele almakta; bağlanma kuramı, üçgen aşk kuramı ve ilişkisel bakım kavramları üzerinden değerlendirmektedir.
1. Sevgi: Duygudan Sürece
Popüler kültürde sevgi çoğu zaman yoğun bir duygu olarak tanımlansa da akademik literatür, sevginin dinamik ve gelişen bir süreç olduğunu ortaya koyar. Robert Sternberg’in üçgen aşk kuramına göre sevgi; yakınlık, tutku ve bağlılık bileşenlerinden oluşur. Bu üç boyuttan özellikle “bağlılık”, bilinçli karar ve süreklilik gerektirir. Bağlılık, anlık hislerin ötesinde emek isteyen bir yönelimdir (Sternberg, 1986).
Benzer şekilde John Bowlby’nin bağlanma kuramı, güvenli bağın tekrar eden bakım davranışlarıyla oluştuğunu gösterir. Güvenli bağlanma, düzenli ilgi, tutarlılık ve karşılıklılık gerektirir (Bowlby, 1969). Bu da sevginin yalnızca romantik bir heyecan değil; süreklilik arz eden bir yatırım olduğunu gösterir.
2. Emek Olarak Sevgi
Sevgi, bakım verme, dinleme, sınır koyma, affetme ve birlikte çözüm üretme gibi davranışlarla somutlaşır. Erich Fromm sevginin bir “sanat” olduğunu savunur. Ona göre sevgi; bilgi, sorumluluk ve disiplin gerektirir (Fromm, 1956). Bu yaklaşımda sevgi, pasif bir duygu değil; aktif bir üretimdir.
İlişkilerde emek, kriz anlarında daha görünür hâle gelir. Zor zamanlarda sürdürülen iletişim, ortak hedefler ve karşılıklı anlayış, ilişkinin dayanıklılığını artırır. Sosyal psikoloji araştırmaları, çiftlerin sorun çözme becerilerinin uzun vadeli ilişki memnuniyetini belirlediğini göstermektedir (Gottman & Levenson, 1992).
3. Modern Dünyada Sevgi ve Tüketim Kültürü
Günümüz toplumunda ilişkiler zaman zaman tüketim mantığına indirgenmektedir. Hızlı başlangıçlar ve hızlı kopuşlar, sevginin emek boyutunu gölgede bırakabilir. Ancak sürdürülebilir ilişkiler, kısa vadeli haz yerine uzun vadeli bağlılık gerektirir. Emek verilen ilişki, psikolojik güvenlik alanı oluşturur ve bireyin duygusal gelişimine katkı sağlar.
4. Sonuç
“Gerçek sevgi emektir” ifadesi, romantik bir slogan olmanın ötesinde, bilimsel temellere dayanan bir gerçeği yansıtır. Sevgi; bilinçli çaba, karşılıklı sorumluluk ve süreklilik isteyen bir süreçtir. Duygular başlangıçtır; fakat ilişkiyi ayakta tutan şey emektir. Emek verilen bağ, zaman içinde güçlenir ve bireylerin psikososyal dayanıklılığını artırır.
Kaynakça (APA 7)
Bowlby, J. (1969). Attachment and loss: Vol. 1. Attachment. Basic Books.
Fromm, E. (1956). The art of loving. Harper & Row.
Gottman, J. M., & Levenson, R. W. (1992). Marital processes predictive of later dissolution. Journal of Personality and Social Psychology, 63(2), 221–233. https://doi.org/10.1037/0022-3514.63.2.221
Sternberg, R. J. (1986). A triangular theory of love. Psychological Review, 93(2), 119–135. https://doi.org/10.1037/0033-295X.93.2.119

Yorumlar
Yorum Gönder