Koridorun Hafızası: Babil’in Alay Yolu, Müze Mekânı ve Fotoğrafın Zamanla Pazarlığı

 


Koridorun Hafızası: Babil’in Alay Yolu, Müze Mekânı ve Fotoğrafın Zamanla Pazarlığı

Giriş

Bu kare, yalnızca bir “müze fotoğrafı” değil; mekânın zamana nasıl direnebildiğini gösteren bir görsel anlatı. İki yanda uzanan kabartma aslan frizleri, ortadaki geniş boşluk ve uzak noktaya doğru daralan perspektif, izleyiciyi ister istemez “yürümeye” çağırıyor. Bir zamanlar ritüelin parçası olan bir yolun bugün turistik bir güzergâha dönüşmesi; hafıza, iktidar, temsil ve fotoğraf arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmemizi sağlıyor.

Bu koridor, Berlin’de Pergamonmuseum/Vorderasiatisches Museum’da sergilenen Babil İştar Kapısı bağlamının bir parçası olan Alay Yolu (Processional Way) rekonstrüksiyonlarını çağrıştırır. Neo-Babil döneminde sırlı tuğlalarla üretilen bu hayvan kabartmaları, hem estetik hem de politik bir “görkem dili” kurar (Smarthistory, t.y.). Alay Yolu ve İştar Kapısı’nın dinsel törenlerle, özellikle Akitu/Yeni Yıl festivaliyle ilişkilendirildiğine dair kaynaklar da bu mekânın “yol” olmanın ötesinde bir anlam taşıdığını vurgular (Ishtar Gate, t.y.; Gries, 2023).


1) Yolun Kendisi Bir Metindir: Alay Yolu’nun Görsel Dili

Alay Yolu’nu güçlü kılan şey, bir duvar süsü olmaktan ziyade, yürüyen bedeni “okura” çevirmesidir. Duvar boyunca tekrar eden aslanlar, ritim üretir; ritim ise mekânı bir tür görsel müziğe dönüştürür. Aslan figürü, Mezopotamya’da özellikle İştar’la ilişkilendirilen bir sembol olarak öne çıkar; böylece hayvan imgesi dekor değil, inanç ve iktidar söylemi hâline gelir (Ishtar Gate, t.y.; ISAC, t.y.).

Fotoğrafta da bu “tekrar” net biçimde görülüyor: Kabartmaların seri hâlde dizilişi, bakışı ileri iter. Bu, seyirciyi edilgen bırakmayan bir tasarım stratejisidir: İnsan yürüdükçe imge akmaya başlar; fotoğrafçı deklanşöre bastığında ise bu akış bir kareye “kilitlenir”.


2) Müze, Yeniden Kurma ve “Orijinallik” Meselesi

Bu tür anıtsal rekonstrüksiyonlarda temel soru şudur: “Gördüğümüz şey ne kadar gerçek?” Müze mekânında izlediğimiz yapı, çoğu zaman kazılarda elde edilen çok sayıda parçanın bir araya getirilmesiyle yeniden kurgulanır. Berlin’de İştar Kapısı’nın “fragmandan anıta” dönüşümünün, kazı süreçleri, restorasyon tercihleri ve dönemin kurumsal/ideolojik koşullarıyla birlikte ele alındığı sergi anlatıları bulunur (Staatliche Museen zu Berlin, t.y.).

Bu durum fotoğraf açısından önemli bir gerilim yaratır: Fotoğraf “belge” gibi görünür; ama belgenin konusu zaten bir “yeniden kurma” sürecinin ürünüdür. Yani kare, hem tarihî bir kalıntıyı hem de modern sergileme aklını aynı anda kaydeder.


3) Kadrajın Etiği: Turist Bakışı mı, Tanıklık mı?

Müze fotoğrafında sık rastlanan ikilem şudur:

  • Turist bakışı, mekânı hızlı tüketir; görüntüyü “kanıt” gibi toplar.

  • Tanıklık, mekânın ritmine girer; görmenin ağırlığını taşır.

Bu fotoğrafta tanıklığa yaklaşan şey, insan figürlerinin küçük tutulması ve koridorun ağırlığının öne çıkarılması. İnsanlar “konu” değil, ölçek işareti. Böylece asıl özne mekânın kendisi oluyor: taş, tuğla, ışık ve tekrar. Bu yaklaşım, izleyiciyi “şimdi”den çıkarıp “uzun zaman” fikrine yaklaştırır.


4) Siyah-Beyaz Tercihi: Zamanın Sesini Kısan Bir Filtre

Sırlı tuğlaların tarihsel olarak parlak mavilerle anıldığı, hatta yüzeyin “mücevher gibi” bir etki yarattığına dair anlatımlar vardır (Smarthistory, t.y.). Buna rağmen kare siyah-beyaz. Bu tercih, rengi susturup dokuyu ve formu öne alıyor:

  • Tuğla yüzeyindeki desen ve yıpranma,

  • Koridorun perspektif çizgileri,

  • İnsan hareketinin mekânla kurduğu gerilim.

Siyah-beyaz, burada nostalji üretmekten çok “zamansızlaştırma” işlevi görüyor: Bugünün müze ışıklarıyla antik dünyanın simgeleri aynı tonal düzlemde buluşuyor.


5) Fotoğraf İçin Küçük Bir Okuma: Güç, Kitle ve Mesafe

Koridorun sonunda toplanan kalabalık ve vitrinde/sergide odaklanan nokta, modern müze deneyiminin tipik bir sahnesi: insanlar “odak” arıyor. Oysa duvarlar boyunca uzanan anlatı, tek bir objeye indirgenemeyecek kadar geniş. Fotoğraf tam da bu çelişkiyi kaydediyor:

  • Müze, bakışı düzenleyen bir kurumdur.

  • Antik mimari ise bedeni yönlendiren bir sahnedir.

Bu nedenle kare, yalnızca estetik değil; aynı zamanda bir “mekânsal iktidar” okumasına da açılır: Yürüyüş, hizalanma, şeritler, sınırlar.


Kısa Zaman Çizelgesi

  • Neo-Babil Dönemi (MÖ 7.–6. yy): Babil’de anıtsal kapılar ve tören yolu düzeni; sırlı tuğla kabartmaların yaygın kullanımı (Metropolitan Museum of Art, t.y.).

  • 20. yy başları: Kazı, taşıma, restorasyon ve müze rekonstrüksiyon süreçleri; parçaların Berlin’de anıta dönüştürülmesi (Staatliche Museen zu Berlin, t.y.).

  • Bugün: Müze deneyimi—tarih, temsil, etik ve fotoğrafın birlikte düşünülmesi (Gries, 2023).


Sonuç

Bu fotoğraf, bir koridorun içinden geçerken “tarihin içinden geçme” hissini yakalıyor. Duvarlardaki aslanlar sadece geçmişin süsü değil; gücün, inancın ve kentin kendini koruma fikrinin görsel dili. Müze ise bu dili bugüne tercüme eden bir sahne. Fotoğraf, bu iki zamanı tek bir yüzeye bastırıyor: Antik görkem ile modern bakışın aynı karede birbirini tartması.


Kaynakça (APA 7)

Gries, H. (2023, April 27). The Ishtar Gate of Babylon: One monument, multiple meanings. ANE Today. anetoday.org

Ishtar Gate. (t.y.). Wikipedia. Vikipedi

Institute for the Study of Ancient Cultures, West Asia & North Africa (ISAC). (t.y.). Highlights from the collection: Animals. University of Chicago. isac.uchicago.edu

Metropolitan Museum of Art. (t.y.). Panel with striding lion (31.13.1). The Metropolitan Museum of Art

Smarthistory. (t.y.). The Ishtar Gate and Neo-Babylonian art and architecture. Smarthistory

Staatliche Museen zu Berlin. (t.y.). From fragment to monument: The Ishtar Gate in Berlin. Staatliche Museen zu Berlin



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Polyushka Polye: Sovyetler Birliği'nin Unutulmaz Marşı

Fotoğraf Makinesinin Teknik Yapısı ve Çalışma Prensibi

Göz Takibi Teknolojisi: Erişilebilirlikte Yeni Bir Dönem